Tirzepatid Tedavisi Öncesinde ve Tedavi Esnasında
Medüller Tiroid Kanserini Belirlemek İçin Kalsitonine Ek Olarak CEA, RET
Mutasyonu, Prokalsitonin ve Kromogranin A ile Çoklu Serum Biyobelirteç Taraması
Yapılabilir Mi?
1- Cantürk Kaya, Kadirli Devlet Hastanesi,
İç Hastalıkları Bölümü, Osmaniye
e-posta: drcntrk@yahoo.com
2- Mehmet Eren Yüksel, Etlik Şehir Hastanesi, Cerrahi
Yoğun Bakım Ünitesi, Ankara
e-posta: doctormehmeteren@yahoo.com, Orcid ID:
0000-0002-7110-0717
Giriş: Toplumumuzda kilo
verme isteği ve yeni nesil anti-obezite ilaçlarına olan ilgi hızla artmaktadır.
Bu eğilimi ve bireylerin sağlıklı bir kiloya ulaşma isteğini anlayışla
karşılıyoruz ve bu isteğe saygı duyuyoruz. Ancak, Mounjaro (tirzepatid) için
yayınlanan Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) güvenlik
uyarılarında tirzepatid tedavisi esnasında medüller tiroid kanseri (MTK)
açısından dikkatli olunması gerektiği belirtilmiştir. Medüller tiroid kanseri
nadir görülmesine rağmen agresif seyredebilir ve mortal olabilir. Günümüzde MTK
tanısında en yaygın kullanılan biyobelirteç serum kalsitonin değerinin
ölçülmesidir. Ancak tıbbi literatürde bazı MTK olgularında serum kalsitonin
düzeyinin yükselmediği ve kalsitonin değerinin MTK varlığına rağmen normal bulunabileceği
bildirilmiştir. Bu durum bize yalnızca kalsitonin gibi tek bir biyobelirteç
kullanılarak yapılan taramanın bazı MTK olgularının atlanmasına yol
açabileceğini düşündürmüştür.
Yöntem: Bu çalışmada
tirzepatid için yayınlanan FDA güvenlik uyarılarını ve medüller tiroid kanseri
ile ilgili güncel tıbbi literatürü inceledik. MTK’nın tanısında ve takibinde
kullanılan serum biyobelirteçlerini ve genetik testleri değerlendirdik.
Bulgular: FDA, MTK öyküsü
olan veya multipl endokrin neoplazi tip-2 bulunan hastalarda tirzepatid
kullanımının kontrendike olduğunu belirtmiştir. Kalsitonin, MTK için temel
biyobelirteçtir ancak bazı MTK olgularında serum kalsitonin seviyesi normal
bulunabilir. Tıbbi literatürde karsinoembriyonik antijen (CEA), RET
proto-onkogen mutasyon analizi, prokalsitonin ve kromogranin-A gibi ek serum
biyobelirteçlerinin MTK tanısının konmasına katkıda bulunabileceği
belirtilmiştir. Bu biyobelirteçlerin kalsitonin ile birlikte değerlendirilmesi
MTK’nın erken evrede belirlenmesi ihtimalini arttırabilir.
Tartışma: Tirzepatid
kullanımının giderek yaygınlaşması, tedavi öncesi malignite riskinin ayrıntılı
olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir. Sadece kalsitonin değerine bakılarak
yapılan bir tarama bazı MTK olgularının gözden kaçmasına neden olabilir. Çoklu
serum biyobelirteçlerinin birlikte değerlendirilmesi, özellikle nadir fakat
klinik açıdan önemli olan MTK’nın erken fark edilmesini sağlayabilir. Ayrıca
biyobelirteçlerin tedavi sürecinde takip edilmesi, malignite gelişiminin erken
dönemde tespit edilmesine yardımcı olabilir.
Sonuç: Tirzepatid
tedavisi öncesinde ve tedavi esnasında kalsitonin, CEA, RET mutasyonu,
prokalsitonin ve kromogranin A gibi çoklu serum biyobelirteçlerinin birlikte
değerlendirilmesi hastaların medüller tiroid kanseri riski açısından daha
kapsamlı ve dikkatli değerlendirilmesini sağlayabilir.
Anahtar Kelimeler: Biyobelirteçler,
Medüller tiroid kanseri, Kalsitonin, Tirzepatid
No comments:
Post a Comment