MEHMET EREN YUKSEL

Saturday, March 19, 2016

Almanca Tıbbi İletişim


GİRİŞ

            Türkiye ve Almanya Federal Cumhuriyeti (Almanya Federal Cumhuriyeti’nden kısaca Almanya olarak bahsedilecektir) yakın siyasi, iktisadi ve sosyo-kültürel ilişkileri olan iki ülkedir. 1960’larda Alman Hükümeti’nin daveti üzerine Almanya’ya çalışmaya giden Türk işçilerinden sonra 1980’lerde Türkiye’de yapılan yeni ve modern turizm tesislerine Alman turistlerin gösterdiği yoğun ilgi sonucu her iki ülke arasında büyük nüfus, mal ve hizmet hareketleri olmuştur. Türkiye ve Almanya arasındaki yoğun nüfus hareketlerine örnek vermek gerekirse 2014 yılında 5.250.036 kişi Almanya'dan Türkiye'ye turist olarak gelmiştir. Aynı yıl 493.592 Türk vatandaşı da Almanya’yı ziyaret etmiştir.[1] Türkiye’ye turist olarak gelenlerin yanı sıra Türkiye’de iş kuran veya mülk edinerek Türkiye’ye yerleşen Alman vatandaşları da mevcuttur.
            Türkiye’ye turist olarak gelen veya yerleşen Alman vatandaşlarının Türk tıp doktorlarının sağlık hizmetine ihtiyacı olmaktadır. Özellikle turistik bölgelerde, Alman hastaların dertlerini daha iyi anlayabilmek ve hastaların sağlık problemlerini daha çabuk çözebilmek için Almanca tıbbi terimleri bilen Türk tıp doktorlarının varlığı Türkiye’de verilen sağlık hizmetinin kalitesini arttıracaktır.
            Dünya Sağlık Örgütü’nün 2015 yılı verilerine göre Almanya’nın nüfusu 80.688.000’dir. Erkeklerde yaşam beklentisi 79 yıl, kadınlarda yaşam beklentisi 83 yıldır. Gayrisafi milli hasılanın %11.3’ü sağlık harcamaları için kullanılmaktadır.[2] Alman Hükümeti, Almanya’da nüfusun giderek artması ve yaşlanması nedeniyle ülkenin ihtiyaç duyduğu tıp doktorlarını yabancı tıp doktorları ile karşılama yoluna gitmektedir. Bu durumda Almanya’da Almanca tıbbi iletişim kurabilen yabancı tıp doktorlarına talep artacaktır.
Türkiye’de ve Almanya’da tıbbi Almanca bilen tıp doktorlarına duyulan ihtiyacın yanı sıra Türkiye’deki birçok tıp doktoru da tıbbi Almanca öğrenerek Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi almak istemektedir. Türkiye’deki tıp fakültelerinden mezun tıp doktorları Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi alabilirler. Ancak, Türk tıp doktorlarının zorluklarla karşılaşmamaları için Almanca tıbbi iletişim konusunda hazırlıklı olmalarında yarar vardır.
Bu çalışma, Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyenlere Almanca tıbbi iletişim konusunda yardımcı bir kaynaktır. Ayrıca, Türkiye’de Almanca konuşan hastalarına daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak isteyen Türk tıp doktorlarına da temel bir başvuru kaynağı olabilecektir.
Almanca tıbbi iletişim konusunda bir başvuru kaynağı sunmayı amaçladığım bu kitabım ile meslektaşlarıma katkıda bulunabilirsem mutlu olurum.



[1] Son 10 yılda Almanya'dan Türkiye'ye Gelen Turist Sayısı. Türk Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ITB Berlin 2015 Turizm Fuarı Değerlendirme Raporu. (http://www.tursab.org.tr/dosya/12368/itb-berlin-fuar-raporu-2015-son_12368_503253.pdf)
[2] (http://www.who.int/countries/deu/en/) (Erişim tarihi: 8.10.2016)

Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 12:17 PM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest

Sunday, January 10, 2016

Almanya'da Tıp ve Tıpta Uzmanlık Eğitimi

Almanya'da Tıp ve Tıpta Uzmanlık Eğitimi



Yayınevi:
Gazi Kitabevi Tic.Ltd.Şti
Merkez: 53.Sok No: 29/A Bahçelievler - ANKARA
Mağaza: Dögol Caddesi No: 49/B Beşevler - ANKARA
Merkez Tel: 0312 223 77 73
Mağaza Tel: 0312 213 32 82


GİRİŞ

Tıp fakültesindeki altı yıllık eğitimin ardından tıpta uzmanlık eğitimi almak istiyorsunuz. Ne var ki hangi dalda uzmanlık eğitimi almak istediğinize henüz karar veremediniz. Aslında gönlünüzde istediğiniz uzmanlık dalıyla ilgili bir aslan yatıyor ama tıpta uzmanlık sınavında (TUS) istediğiniz bölümde eğitim alabilmek için gereken puanı alıp alamayacağınıza bir türlü emin olamıyorsunuz.

Öte yandan yurtdışında tıpta uzmanlık eğitimi almak fikri de size cazip geliyor. Yurtdışındaki tıp doktorlarının çalışma yöntemlerini, yurtdışındaki hastanelerin çalışma koşullarını ve araştırma laboratuarlarını merak ediyorsunuz. Yeni ülkeler görmek ve yeni insanlarla tanışmak istiyorsunuz. Yurtdışında çalışan Türk tıp doktorlarının başarı öykülerini gazete manşetlerinde okudukça göğsünüz kabarıyor; Türk tıp doktorlarıyla gurur duyuyorsunuz. Kendi kendinize “acaba ben de onlardan biri olabilir miyim?” diye soruyorsunuz.

Daha önce Almanya’da (Almanya Federal Cumhuriyeti’nden kısaca Almanya olarak bahsedilecektir) çeşitli hastanelerde çalışmış yahut yurtdışındaki kongrelerde sunumlar yapmış olan meslektaşlarınızdan Almanya’daki hastaneler ve tıp doktorlarının çalışma koşulları hakkında birçok öykü dinlediniz. Siz de Almanya’daki ortamı, hastaneleri ve çalışma koşullarını kendi gözünüzle görmek, bizzat orada çalışmak istiyorsunuz. Belki de araştırmaya meraklısınız ve ileride akademisyen olmayı düşünüyorsunuz. Almanya’daki hastanelerin laboratuarlarında yapılıp da yayınlanan çalışmaları akademik dergilerde okuyorsunuz. Fakat Almanya’daki tıp fakültelerine veya hastanelere tıpta uzmanlık eğitimi almak için nasıl başvuracağınızı ve nasıl çalışma izni alacağınızı bilmiyorsunuz.

İşte şu anda okumakta olduğunuz bu kitap, Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyenleri bilgilendirmek için yazılmıştır. Tıp mesleği genel olarak sıkı kurallarla denetlenen ve uygulanan bir meslektir. Her ülkenin tıp mesleği için kendi yasaları, eğitimleri ve diploma yeterlikleri vardır. Öte yandan, tıp doktorluğu, Avrupa Birliği içinde mesleğe özel yasal düzenlemeleri ile serbest dolaşıma izin verilen ilk meslek gruplarındandır. Hem Avrupa ülkelerinde hem de Türkiye’de çalışan tıp doktorlarının daha çok örnek olay görecekleri ve bu sayede tıp yazınına yeni ve önemli bilgiler kazandıracakları açıktır. Avrupa Birliği üyesi olan Almanya ve Türkiye arasındaki tıbbi bilgi paylaşımı, tıbbi bilgiyi yaygınlaştırıp insan sağlığına önemli katkılar sağlayabilecektir.

Bu çalışmanın amacı Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyen meslektaşlarıma güncel ve doğru bilgiyi yalın dille ulaştıran bir başvuru kaynağı sunmaktır. Kitabın meslektaşlarıma yararlı olmasını dilerim.


İÇİNDEKİLER 
 
Şekiller 6
Tablolar 6
Teşekkür 8
Önsöz 9
GİRİŞ 10
Almanya’yı Tanıyalım 11
Avrupa’da Yeni Kavimler Göçü 12
Alman Tıp Doktorlarının Ülke Dışına Göçü 13
Almanya’da Çalışan Yabancı Tıp Doktorları 14
Almanya’daki Tıp Doktorlarının Eyaletlere Göre Dağılımı 17
Almanya’da Tıp Doktorları Arasında İşsizlik 20
Almanya’da Çalışan Genç Tıp Doktorları 21
Almanya’daki Tıp Eğitimine Genel Bakış 22
Almanya’da Tıp Fakültesinde Okuyan Öğrenciler 23
Almanya’da Tıp Fakültesinden Mezun Olan Tıp Doktorları 24
Almanya’daki Uzman Tıp Doktorlarına Genel Bakış 25
Tıpta Uzmanlık Unvanı Alanların Sayısı 34
Almanya’da Tıpta Uzmanlık Eğitimi 39
Almanya’da Tıpta Uzmanlık Yönetmeliği 39
Almanya’da Tıpta Uzmanlık Eğitiminin Özellikleri 45
Sürekli Eğitim 45
Sosyal Haklar 46
Tıbbi Araştırmaların Teşviki 47
Yeni Teknolojilerin Kullanımının Teşviki 47
Almanya’da Dallara Göre Tıpta Uzmanlık Eğitimi Süreleri 48
Almanya’da Tıp Doktoru Maaşları 64
Almanya’da Tıp Doktoru Olarak Çalışabilmek İçin Yasal Düzenlemeler 65
Çalışma İzni Alabilmek İçin Gerekli Belgeler 66
Eyalet İnceleme Daireleri 67
Almanya’da Tıpta Uzmanlık Eğitimi İçin Hastanelere Başvuru 71
Almanca Özgeçmiş 76
Örnek Almanca Özgeçmiş 77
Görüşme 78
Sözlü görüşmelerde en çok sorulan üç soru: 78
Almanya’daki Tabip Odalarının Adresleri 79
Almanya’da Tıpta Uzmanlık Eğitimi Almak İçin Yol Haritası 81
Çalışma Vizesi 82
Türkiye’deki Almanya Temsilcilikleri 83
Denklik Sınavı 84
Denklik sınavında yararlanılacak kaynaklar 85
Almanya’da Tıpta Uzmanlık Eğitimi Alırken Türkiye’ye Yatay Geçiş 86
Almanya’da Tıpta Uzmanlık Unvanı Alan Tıp Doktorlarının Türkiye’de Denkliği 87
Sık Sorulan Sorular 88
Ek: 1 96
Almanya’daki Tıp Fakültelerinin Internet Adresleri 96
Ek: 2 99
Almanya’daki Türk Temsilcilikleri 99



Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 1:09 AM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest

Amerika Birleşik Devletleri'nde Tıpta Uzmanlık Eğitimi

Amerika Birleşik Devletleri'nde Tıpta Uzmanlık Eğitimi


Yayınevi:
Gazi Kitabevi Tic.Ltd.Şti
Merkez: 53.Sok No: 29/A Bahçelievler - ANKARA
Mağaza: Dögol Caddesi No: 49/B Beşevler - ANKARA
Merkez Tel: 0312 223 77 73
Mağaza Tel: 0312 213 32 82


ÖNSÖZ

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2004 yılında mezun oldum. Aynı yıl Türk Eğitim Vakfı ve Alman Akademik Değişim Servisi’nin (DAAD) ortaklaşa sınavla seçtiği öğrencilere verdiği bursu kazanarak Almanya’da Dresden Teknik Üniversitesi’nde Moleküler Biyomühendislik yüksek lisans programına başladım. Eş zamanlı olarak Amerika Birleşik Devletleri Tıbbi Yeterlilik Sınavları’na (United States Medical Licensing Examination - USMLE) girmeye başladım. USMLE 1. basamak sınavını 2004 yılında Ankara’da (Türkiye), USMLE 2. basamak klinik bilgi sınavını 2005 yılında Berlin’de (Almanya) başarıyla geçtim. Yüksek lisans eğitimimi M.Sc. derecesiyle “Atomic Force Microscopy of Changes in Cell Morphology after Scrapie Infection” başlıklı tezle 2007 yılında tamamladıktan sonra Fachkrankenhaus Coswig ve Greifswald Üniversitesi hastanelerinde iç hastalıkları asistanı olarak çalıştım.  USMLE 2. basamak klinik beceri sınavını 2010 yılında Şikago’da (ABD) başarıyla geçerek ECFMG sertifikasını almaya hak kazandım.
Yurtışında edindiğim mesleki tecrübenin ve gözlemlerimin ışığında farklı hastanelerde çalışmanın, diğer kültürlerle etkileşmenin, yeni yöntem ve tekniklerle eğitim almanın bilimsel gelişmenin temeli olduğu kanaatine vardım. Bunun üzerine Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyen meslektaşlarıma yol gösterecek bir kitap yazmaya karar verdim. “Almanya’da Tıp ve Tıpta Uzmanlık Eğitimi” başlıklı kitabım 2010 yılında yayımlandı. Kitabın ilk baskısının hızla tükenmesi, meslektaşlarımın kitaba yoğun ilgi göstermeleri ve beğenilerini belirtmeleri üzerine  Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyen meslektaşlarım için de bir kitap yazmaya karar verdim.
Ülkemizde tıp doktorlarının bilgi ve becerileri batı ülkelerindeki meslektaşlarıyla yarışacak düzeydedir. Ancak, batı ülkelerindeki araştırma-geliştirme (Ar-Ge) imkanlarının genişliği, araştırmaya sunulan laboratuvarların ve fonların zenginliği ileri teknolojilerin geliştirilmesini ve hastaların iyileştirilmesinde kullanılmasını kolaylaştırmaktadır. Yurdumuzdan batı ülkelerinde tıpta uzmanlık eğitimi almaya gidecek doktorlarımızın bu gelişmiş bilgi ve teknolojileri özümseyerek yurdumuzdaki üniversitelere ve hastanelere aktarmaları beklentisi bu kitabın yazılmasındaki itici güç olmuştur.
Bu kitapta ABD’de tıpta uzmanlık eğitimi alabilmek için girilmesi gereken sınavlar, USMLE sınavlarına hazırlık kaynakları ve tıpta uzmanlık eğitimi veren hastanelere nasıl başvurulacağı hakkında birçok soruya cevap bulacaksınız. Kitabın ABD’de tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyen meslektaşlarıma faydalı olmasını dilerim.

                                                                              Mehmet Eren Yüksel

 
İÇİNDEKİLER GİRİŞ   15
Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) Tanıyalım   16
ABD’ye Tıp Doktorlarının Göçü   17
ABD’de Çalışan Yabancı Tıp Doktorlarına Genel Bakış   17
ABD’deki Yabancı Tıp Doktorlarının Eyaletlere Göre Dağılımı   19
ABD’deki Tıp Eğitimine Genel Bakış   21
ABD’de Tıp Fakültesinde Okuyan Öğrenciler   22
ABD’de Tıp Fakültesi Mezunları   23
ABD’de Tıpta Uzmanlık Eğitimi   24
ABD’de Tıp Doktorlarının Başvurdukları Tıpta Uzmanlık Dalları   27
ABD’de Yabancı Tıp Doktorlarının Yerleştikleri Tıpta Uzmanlık Dalları   30
ABD’de Tıpta Uzmanlık Eğitimi Programlarının Kontenjanları   33
ABD’deki Tıpta Uzmanlık Eğitimi Programlarına Genel Bakış   38
ABD’de Uzman Tıp Doktorlarının Maaşları   47
ABD’de Tıpta Uzmanlık Eğitimi Almak İçin Yol Haritası   48
ECFMG Sertifikası’nda 7 Yıl Kuralı   49
USMLE 1. Basamak Sınavı   54
USMLE 1. Basamak Sınavı Başarı Oranları   55
USMLE 1. Basamak Sınavında Yararlanılacak Kaynaklar   56
USMLE 2. Basamak Klinik Bilgi Sınavı   57
USMLE 2. Basamak Klinik Bilgi Sınavı Başarı Oranları   58
USMLE 2. Basamak Klinik Bilgi Sınavında Yararlanılacak Kaynaklar   59
USMLE 1. Basamak ve 2. Basamak Klinik Bilgi Sınavı Sınav Merkezleri   59
USMLE 2. Basamak Klinik Beceri Sınavı   60
USMLE 2. Basamak Klinik Beceri Sınavı Başarı Oranları   62
USMLE 2. Basamak Klinik Beceri Sınav Sonuçlarının İlan Tarihleri   63
USMLE 2. Basamak Klinik Beceri Sınavında Yararlanılacak Kaynaklar   64
USMLE 2. Basamak Klinik Beceri Sınavı Sınav Merkezleri   64
USMLE 3. Basamak Sınavı   65
USMLE 3. Basamak Sınavı Bilgisayar Tabanlı Vaka Simulasyonları   66
USMLE 3. Basamak Sınavı Başarı Oranları   70
USMLE 3. Basamak Sınavında Yararlanılacak Kaynaklar   71
ERAS (Elektronik Tıpta Uzmanlık Eğitimi Başvuru Servisi)   72
Görüşme   74
Eşleşme   75
Yabancı Tıp Doktorlarının Eşleştirilme Sonuçları   76
Eyaletlere Göre Tıbbi Çalışma Lisansı Alabilmek için Gerekenler   77
ABD’de Tıpta Uzmanlık Eğitimi Alan Asistanların Çalışma Koşulları Hakkında Yeni Düzenlemeler   84
ABD’de Uzmanlık ve Üst Uzmanlık Yeterlilik Kurulu   85
Türkiye’deki ABD Temsilcilikleri   91
ABD’de Tıpta Uzmanlık Eğitimi Alırken Türkiye’ye Yatay Geçiş   92
ABD’de Tıpta Uzmanlık Unvanı Alan Tıp Doktorlarının Türkiye’de Denkliği   93
Sık Sorulan Sorular   94
Ek: 1 ABD’deki Tıp Fakültelerinin Adresleri   100
Ek: 2 ABD’deki Türk Temsilcilikleri   107
Ek: 3 Sınav Kuruluşlarının Adresleri   108

                                                                                                               

                                                                                                 
Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 1:08 AM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest

Malignes Pleuramesotheliom durch natürliche Asbestexposition

Pneumologie 2007; 61 - A31
DOI: 10.1055/s-2007-988795

Malignes Pleuramesotheliom durch natürliche Asbestexposition
ME Yüksel 1, L Lützkendorf 1, G Höffken 1, D Koschel 1
·         1Fachkrankenhaus Coswig, Zentrum für Pneumologie, Thorax- und Gefäßchirurgie, Coswig

·         Congress Abstract

Einleitung: Maligne Pleuramesotheliome sind in der Regel die Folge einer inhalativen Asbestexposition, vor allem bei beruflichem, seltener privatem Umgang mit asbesthaltigen Arbeitsstoffen. Wir berichten über einen 34-jährigen Patienten aus der Osttürkei mit einem malignen Pleuramesotheliom ohne beruflichen Asbestkontakt.
Anamnese und Befund: Die stationäre Einweisung erfolgte zur Abklärung eines linksseitigen Pleuraergusses bei seit ca. 4 Monaten bestehenden linksthorakalen Schmerzen und Müdigkeit. Der Pleuraerguß war bereits 4 und 2 Monate vor der stationären Aufnahme in auswärtigen Krankenhäusern entlastend punktiert worden, ohne dass sich ein Hinweis auf eine spezifische oder maligne Genese ergab. Es bestand ein Inhalationsrauchen mit ca. 50 Packungsjahren. Bis 1996 war der Patient Baumwollpflücker in der Region von Diyarbakir (Türkei), wo er auch aufgewachsen war, seitdem arbeitete er in Deutschland als Fußbodenleger.
Makroskopisch zeigte sich in der Thorakoskopie ein teils gekammerter, bernsteinfarbiger Pleuraerguß, ohne eindeutigen Tumorhinweis der Pleura parietalis und visceralis. Histopathologisch wurde ein malignes Pleuramesotheliom der Pleura parietalis nachgewiesen. Ein PET-CT ergab eine mediastinale Lymphknotenbeteiligung. Über die noch liegende Thoraxdrainage erfolgte eine Talkumpleurodese, einer weiteren Behandlung entzog sich der Patient, da er die Heimreise in die Türkei wünschte.
Diskussion: Asbestassoziierte Lungenerkrankungen durch natürliche Asbestexposition sind selten. Bei unauffälliger Berufs- oder Freizeitanamnese, bzw. bei jungen Patienten muss bei klinischem Verdacht aber auch an eine natürliche Asbestexposition gedacht werden. In der Südost-Türkei (Region Diyarbakir) kommt Asbest in der Umwelt vor und wurde dort u.a. beim Hausbau zum Tünchen, Dämmen und Verputzen verwendet. Über ein erhöhtes Auftreten von Mesotheliomen in dieser Region wurde berichtet.

9. Herbsttagung der Mitteldeutschen Gesellschaft für Pneumologie

Abstracts (HTML) List of Authors

  • B
  •  
  • E
  •  
  • F
  •  
  • G
  •  
  • H
  •  
  • K
  •  
  • L
  •  
  • M
  •  
  • N
  •  
  • P
  •  
  • R
  •  
  • S
  •  
  • T
  •  
  • W
  •  
  • Y
  •  
  • Z

Yüksel, M. E.

Malignes Pleuramesotheliom durch natürliche Asbestexposition

https://www.thieme-connect.com/products/ejournals/abstract/10.1055/s-2007-988795#abstract
Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 1:00 AM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest

Oral mTOR inhibitörü everolimus + kapesitabin tedavisinin kolorektal kaynaklı peritonitis karsinomatozada etkinliği

http://www.acikarsiv.gazi.edu.tr/index.php?menu=2&secim=10&YayinBIK=10841

https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp

Oral mTOR İnhibitörü Everolimus + Kapesitabin Tedavisinin Kolorektal Kaynaklı Peritonitis Karsinomatozada Etkinliği

                Oral mTOR inhibitörü rapamisinin kolorektal kanserde tümör büyümesini baskılayıcı etkisi vardır. Tümör büyümesinin baskılanması oral rapamisinin intravenöz 5-fluorourasil ile birlikte verilmesiyle arttırılabilir. Ancak, 5-fluorourasil sadece intravenöz yoldan kullanılabilmektedir, 5-fluorourasilin oral formu yoktur. Oral yoldan kullanılabilen kemoterapötik ajanlarla yapılan peritonitis karsinomatoza tedavisinin hastanın tedaviye uyumunu kolaylaştıracağı ve konforunu arttıracağı düşünülmüştür. Bu amaçla, oral everolimus ve oral kapesitabin tedavisinin kolorektal kaynaklı peritonitis karsinomatoza fare modelinde denenmesi planlanmıştır. Everolimus, rapamisinin oral yoldan kullanılabilen bir türevidir. Kapesitabin ise 5-flurourasilin oral yoldan kullanılabilen eşleniğidir. Metastatik kolorektal kanserde oral kapesitabin tedavisi, hastalığın progresyonuna kadar geçen süre ve genel sağkalım göz önüne alındığında, iv 5-fluorourasil tedavisine denktir.

 Bu çalışmanın amacı BALB/cOlaHsd-Foxn1nu farelerde kolorektal kaynaklı peritonitis karsinomatoza modeli oluşturarak, everolimusun tek başına veya kapesitabin ile birlikte oral yoldan verildiğinde kolorektal kaynaklı peritonitis karsinomatoza üzerine etkisini incelemektir. BALB/cOlaHsd-Foxn1nu farelere Caco-2 insan kolon adenokarsinoma hücrelerinin intraperitoneal olarak verilmesiyle kolorektal kaynaklı peritonitis karsinomatoza modeli oluşturulmuştur. Kolorektal kaynaklı peritonitis karsinomatoza oluşturulan BALB/cOlaHsd-Foxn1nu fareler, her grupta iki farenin olduğu, dört gruba ayrılmıştır (everolimus, everolimus+kapesitabin, kapesitabin ve kontrol grubu). Caco-2 hücrelerinin intraperitoneal enjeksiyonundan 5 gün sonra tedaviye başlanmıştır. Everolimus 7,5 mg/kg dozunda her iki günde bir, kapesitabin 2,1 mmol/kg/gün dozunda haftanın beş günü (5/7) oral yoldan gavaj ile farelere verilmiştir. İntraperitoneal tümör hücresi enjeksiyonundan 22 gün sonra farelere ötenazi uygulanmıştır. Kolorektal kaynaklı peritonitis karsinomatoza oluşturulan BALB/cOlaHsd-Foxn1nu farelerden eksize edilen tümör örnekleri incelendiğinde mTOR inhibitörü everolimusun oral yoldan tek başına ve kapesitabin ile birlikte verildiğinde tümör büyümesini baskıladığı görülmüştür. Ancak, dört grup arasında tümör ağırlıkları açısından istatiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p=0.227). Sonuçların istatiksel olarak anlamlı olabilmesi için daha büyük deney gruplarıyla çalışılmasına ihtiyaç vardır.

https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp


Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 12:51 AM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest

Wednesday, December 30, 2015

Amerika'da Tıpta Uzmanlık Eğitimi Nasıl Alınır?



AMERİKA’DA TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ NASIL ALINIR?



ABD’de tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyen hekimler için güncel ve doğru bilgiyi yalın dille ulaştıran bir başvuru kaynağı hazırlayan Dr. Mehmet Eren Yüksel, kitap hakkında Sağlık Dergisi’ne bilgi verdi:

"Ülkemizde tıp doktorlarının bilgi ve becerileri batı ülkelerindeki meslektaşlarıyla yarışacak düzeyde. Ancak, batı ülkelerindeki Ar-Ge imkanlarının genişliği, araştırmaya sunulan laboratuvarların ve fonların zenginliği ileri teknolojilerin geliştirilmesini ve hastaların iyileştirilmesinde kullanılmasını kolaylaştırmaktadır."

Dr. Mehmet Eren Yüksel, ülkemizden batı ülkelerinde tıpta uzmanlık eğitimi almaya gidecek doktorların bu gelişmiş bilgi ve teknolojileri özümseyerek yurdumuzdaki üniversitelere ve hastanelere aktarmaları beklentisinin kitabın yazılmasındaki önemli etken olduğunu kaydetti.
Okuduklarınızı ve Size Anlatılanları ABD’de yaşamak için USMLE
"Amerika Birleşik Devletleri’nde Tıpta Uzmanlık Eğitimi- Türk Öğrenciler İçin Rehber" isimli kitabında, girilmesi gereken sınavlar, USMLE sınavlarına hazırlık kaynakları ve tıpta uzmanlık eğitimi veren hastanelere nasıl başvurulacağı hakkında birçok sorunun yanıtının bulunduğunu dile getiren Dr. Yüksel şunları söyledi: 
"Altı yıllık zorlu tıp eğitiminin ardından hayatınızı etkileyecek yeni bir karar aşamasındasınız. Hangi uzmanlık dalında tıpta uzmanlık eğitimi almak istediğinize tam olarak karar veremediniz. Tıpta uzmanlık eğitimini Türkiye’de mi yoksa yurtdışında mı almak istediğinize de bir türlü karar veremiyorsunuz. Bir yandan Amerika Birleşik Devletleri’nde tıpta uzmanlık eğitimi almak aklınızdan geçiyor. Öte yandan Türkiye’de Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’na (TUS) girmek ile Amerika Birleşik Devletleri Tıbbi Yeterlilik Sınavı’na (USMLE) girmek arasında tereddüt ediyorsunuz. USMLE sınavlarına giren ve ABD’de tıpta uzmanlık eğitimi alan meslektaşlarınızın haberlerini alıyorsunuz. ABD’de düzenlenen tıp kongrelerinden dönen meslektaşlarınızın ABD’de çalışan tıp doktorlarının çalışma koşulları ve araştırma laboratuvarları hakkında anlattıkları sizi cezbediyor. Siz de ABD’deki hastaneleri görmek, daha önce ABD hakkında okuduklarınızı ve size anlatılanları bizzat ABD’de çalışarak tecrübe etmek istiyorsunuz. Ama USMLE sınavlarına nasıl çalışılması gerektiği ve ABD’deki tıpta uzmanlık programlarına nasıl başvurulucağı konusunda yeterli bilginiz yok. Bu kitabı, ABD’deki tıpta uzmanlık programları hakkında bilgi vermek, USMLE sınavlarına nasıl hazırlanacağınızı ve ABD’deki tıpta uzmanlık eğitimi veren programlara nasıl başvuracağınızı anlatmak için yazdım."
http://www.dunyasaglikajansi.com/2011/08/03/amerikada-tipta-uzmanlik-egitimi-nasil-alinir/

Yayınevi:
Gazi Kitabevi Tic.Ltd.Şti
Merkez: 53.Sok No: 29/A Bahçelievler - ANKARA
Mağaza: Dögol Caddesi No: 49/B Beşevler - ANKARA
Merkez Tel: 0312 223 77 73
Mağaza Tel: 0312 213 32 82
Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 8:14 AM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest

Sunday, December 13, 2015

A Giant Perineal Nevus Lipomatosus Superficialis: Case Report

A GIANT PERINEAL NEVUS LIPOMATOSUS SUPERFICIALIS: CASE REPORT

Funda Tamer, Mehmet Eren Yuksel

Abstract


Nevus lipomatosus superficialis is a rare hamartomatous malformation which is composed of ectopic adipocytes in the dermis. It was first reported in 1921 by Hoffmann and Zurhelle. Two clinical forms of nevus lipomatosus superficialis have been described: classical (multiple) and solitary. Classical form of nevus lipomatosus superficialis is usually found on pelvic girdle, trunk, buttocks and thighs as soft, skin colored papules or nodules. It is usually present at birth or it appears in the first two decades of life. The solitary form of lipomatosus superficialis appears as a solitary papule or nodule on the back, scalp and arms of the patients with late onset. The lesions are usually asymptomatic, however some patients may complain about pain and itching. Malignant transformation of nevus lipomatosis superficialis has not been reported yet. Therefore, surgical intervention is only necessary for the patients who have cosmetic concerns. Recurrence after surgical removal is very rare. Perineum is an uncommon localization for nevus lipomatosus superficialis. Hereby, we report a 55-year-old Caucasian female with a 6x5,5x4 cm mass in the perineal region. The patient had cosmetic concerns, therefore she wanted the lesion to be removed surgically. The lesion was surgically removed. The histopathological evaluation of the specimen revealed nevus lipomatosus superficialis. A solitary type of giant nevus lipomatosus superficialis in the perineal region of a patient over the age of 50 is a very rare condition. Even rarely seen, nevus lipomatosus superficialis should be kept in mind in the differential diagnosis of perineal masses.

Keywords


Nevus lipomatosus superficialis, Perineum, Surgical excision

Full Text:

PDF

References


Ekmekçi, T. R., Köşlü, A., & Sakız, D. (2003). Dev nevus lipomatozus süperfisiyalis olgusu. Turkderm-Arch of Turk Dermatol Venereol, 38, 140-142.
Uncu, S., Bahadır, S., Yaylı, S., Alpay, K., Aykanat D., & Çobanoğlu, Ü. (2005). Nevus lipomatozis süperfisiyalis: Olgu sunumu. Türkiye Klinikleri J Dermatol, 15, 31-33.
Das, D., Das, A., Bandyopadhyay, A., & Kumar, D. (2015). Huge nevus lipomatosus cutaneous superficialis on back: An unusual presentation. Indian J Dermatol, 60(3), 296-297.
Avhad, G., & Jerajani, H. (2013). Nevus lipomatosus cutaneous superficialis. Indian Dermatol Online J, 4(4), 376-377.
Ekmekçi, R., Köşlü, A., Özeren, M., & Ayabakan, Ö. (2005). Ayak tabanı yerleşimli bir nevus lipomatozus süperfisiyalis vakası. İstanbul Tıp Dergisi, 3, 29-30.
Goucha, S., Khaled, A., Zéglaoui, F., Rammeh, S., Zermani, R., & Fazaa B. (2011). Nevus lipomatosus cutaneous superficialis: Report of eight cases. Dermatol Ther (Heidelb), 1(2), 25-30.
Yap, F. B. B. (2009). Nevus lipomatosus superficialis. Singapore Med J, 50(5), e161-e162.
Dhamija, A., Meherda, A., D'Souza, P., & Meena, R. S. (2012). Nevus lipomatosus cutaneous superficialis: An unusual presentation. Indian Dermatol Online J, 3(3), 196-198.
Kim, Y. J., Choi, J. H., Kim, H., Nam, S. H., & Choi, Y. W. (2012). Recurrence of Nevus Lipomatosus Cutaneous Superficialis after CO(2) Laser Treatment. Arch Plast Surg, 39(6), 671-673.
Patil, S. B., Narchal, S., Paricharak, M., & More, S. (2014). Nevus lipomatosus cutaneous superficialis: a rare case report. Iran J Med Sci, 39(3), 304-307.


DOI: http://dx.doi.org/10.12955/emhpj.v8i2.670

Print ISSN 1804-5804, Online ISSN 1804-9702
(c) 2015 Central Bohemia University


                 
Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 3:07 PM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest

Surgical Removal Of The Epidermal Inclusion Cysts With Squeeze Technique: Case Report

SURGICAL REMOVAL OF THE EPIDERMAL INCLUSION CYSTS WITH SQUEEZE TECHNIQUE: CASE REPORT

Mehmet Eren Yuksel, Funda Tamer

Abstract


Epidermal inclusion cysts are common benign cutaneous cysts which arise from hair follicles. These cysts usually present as asymptomatic, small, smooth, firm, round, slow growing swellings on hair bearing areas such as scalp, face, neck and trunk. Epidermal inclusion cysts are easily diagnosed by their clinical features. However, trichilemmal cyst, dermoid cyst, neurofibroma, hemangioma, lipoma and liposarcoma should also be kept in mind in differential diagnosis of cutaneous cystic lesions. As malignant transformation of epidermal inclusion cysts has been reported, histopathological evaluation of epidermal inclusion cysts is mandatory in order to rule out malignancy. Moreover, giant epidermal inclusion cysts with ulceration, rapid growth, resistance to treatment, recurrence and fistula drainage may have malignant potential. Therefore, epidermal cysts should be surgically removed. There are several different types of surgical techniques to remove cutaneous cysts. A proper surgical technique should facilitate the complete removal of the cyst wall to prevent recurrence. In addition, it should provide minimal scarring and a low wound infection rate. Epidermal inclusion cysts can be easily removed surgically with squeeze technique. In this technique, the cyst is squeezed out through a small incision using both index fingers. Thus, the cyst is not ruptured. The squeeze technique allows the cyst capsule to remain intact. Therefore, the risk of wound infection, recurrence and scar formation is minimized. Hereby, we present a 48-year-old male with multiple epidermal inclusion cysts on the scalp treated surgically with squeeze technique. 

Keywords


Epidermal inclusion cyst, Squeeze technique, Surgery

Full Text:

PDF

References


Antón-Badiola, I., San Miguel-Fraile, P., Peteiro-Cancelo, A., & Ortiz-Rey, J. A. (2010). Squamous cell carcinoma arising on an epidermal inclusion cyst: a case presentation and review of the literature. Actas Dermosifiliogr, 101, 349-53.
Baek, S. O., Kim, S. W., Jung, S. N., Sohn, W. I., & Kwon, H. (2011). Giant epidermal inclusion facial cyst. J Craniofac Surg, 22, 1149-1151.
Durai, R. (2009). Squeeze eversion of small sebaceous cyst-novel technique to prevent rupture during excision. The Internet Journal of Surgery, 20.
Feng, C. J., & Ma, H. (2015). Treatment of epidermal cysts with erbium: YAG laser fenestration: an alternative to surgical intervention. Ann Plast Surg, 74, Suppl 2, S89-92.
Hayes, M. (Ed). (2014). Cysts and lipoma. In: Practical Skin Cancer Surgery, pp 223-232. Marrickville, Elsevier.
Horoz, U., Eryılmaz, T., Özakpınar, H. R., & Tellioğlu, A. T. (2012). Parmak pulpasında epidermal inklüzyon kisti: Geç fark edilen bir olgu. Turk Plast Surg, 20, 43-44.
Hwang, D. Y., Yim, Y. M., Kwon, H., & Jung, S. N. (2008). Multiple huge epidermal inclusion cysts mistaken as neurofibromatosis. J Craniofac Surg, 19, 1683-1686.
Ikizoglu, G., Kaya, T. I., Tursen, U., & Baz, K. (2003). The use of the freer dissector for the removal of trichilemmal cysts. Int J Dermatol, 42, 405-407.
Makhija, M. (2014). Epidermal inclusion cyst embedded in a recurrent benign fibrous histiocytoma. Indian J Dermatol, 59, 490-491.
Mehrabi, D., Leonhardt, J. M., & Brodell, R. T. (2002). Removal of keratinous and pilar cysts with the punch incision technique: analysis of surgical outcomes. Dermatol Surg, 28, 673-677.
Mote, D. G., & Shukla, A. A. (2011). Epidermal inclusion cyst masquerading breast lump. Indian J Surg, 73, 458-459.
Ramakrishnan, K. (2002). Techniques and tips for lipoma excision. Am Fam Physician, 66, 1405-1406.
Shalom, A., Persitz, A., & Westreich, M. (2012). A surgical technique for excision of epidermal cysts. Dermatol Surg, 38, 1856-1858.
Song, S. W., Burm, J. S., Yang, W. Y., & Kang , S. Y. (2014). Minimally invasive excision of epidermal cysts through a small hole made by a CO2 laser. Arch Plast Surg, 41, 85-88.


DOI: http://dx.doi.org/10.12955/emhpj.v8i2.669

Print ISSN 1804-5804, Online ISSN 1804-9702
(c) 2015 Central Bohemia University



Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 3:02 PM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest

Wednesday, October 07, 2015

Akciğer Metastazlarının Lazer İle Tedavisi

7 Aralık 2008 Pazar

lungenmetastasen.info

Akciger Lazer Cerrahisi

Bu sayfa sizleri akciger metastazlarinin günümüzdeki tedavi olanaklari ve yeni gelistirilen lazer-cerrahisi hakkinda bilgilendirmek icin hazirlanmistir.Ilerleyen sayfalarda lazer cerrahisinin ne gibi durumlarda gerekli oldugu ve lazer cerrahisinin hangi hastalara uygulanabilecegi anlatilmaktadir.Ek olarak semalarla, filmlerle ve makalelerle lazer-cerrahisi teknigi , tedavi basarisi ve lazer tekniginin uygulanabildigi alanlar hakkinda bilgilenmeniz amaclanmistir.

Almanya´da her yil 350.000 kisiye kanser teshisi koyulmaktadir:Günümüzde Almanya´da yasayanlarin %20 ´sine (toplumun beste biri) kanser teshisi konulmustur. Kanser, kalp ve dolasim bozuklugu hastaliklarindan sonra en sik görülen hastaliktir.Almanya´da her yil yaklasik 350.000 kisi kansere yakalanmaktadir. Bu kanser hastalarinin her ucunden birinde de kanser hastaliginin seyri sirasinda akciger metastazlarina rastlanmaktadir.Ne yazik ki günümüzde toplumda akciger metastazlarinin kanser hastaliginin en son evresi oldugu ve kemoterapinin bile akciger metastazlarina etki edemeyecegi gorusu yaygindir.Ne var ki, akciger metastazlarinin ameliyatla akcigerlerden uzaklastirilmasi yaklasik 20 yildir Gögüs Cerrahisinin belli basli konularindan biri olmustur.Buna ek olarak, yeni gelistirilen Lazer teknolojisi, bircok hastada akciger metastazlarinin doku hasari en aza indirilerek akcigerlerden uzaklastirilmasina imkan vermektedir.



Ne tür bir ameliyat teknigi kullanilmaktadir?



Ameliyatta kullanilan temel teknik 1381 nm dalga boyundaki Lazerdir.Bu lazer 1381nm dalga boyunda akciger ameliyatlari icin cok uygundur.Bu dalga boyunda kullanilan lazer , özellikle akciger ameliyati sirasinda cok kanamasi olan hastalarda akcigerin hava iceriginin ve akciger dokusunun korunmasinda yardimcidir.Lazer , kuarz ile özellikle akcigerlere uygun dalga boyuna ayarlanmakta ve bir tür ´Lazer-bistüri´ olarak kullanilmaktadir.Geleneksel yöntemlerle yapilan akciger ameliyatlarinda akciger dokusunun bistüri ile kesilmesi sirasinda cok kanama olmakta, ayni zamanda akcigerde bulunan hava da akciger disina cikmakta, bu yüzden derindeki dokulara ulasmak mümkün olmamaktadir.Ne var ki Lazer ile yapilan akciger ameliyatlarinda cerrah akciger dokusunu keserken ayni zamanda kanamayi da durdurabilmekte, akcigerden hava kacisina bagli olarak gelisen akciger büzülmelerini de engelleyebilmektedir.Bu sayede akcigerlerin yüzeyel ya da derin her türlü bölgesine ulasmak ve akcigerin bütün bir lobunu cikarmadan da metastazlari olduklari yerden kesip cikarmak mümkün olmaktadir.Ayrica bu teknik sayesinde cok sayida akciger metastazinin da akcigerlerden uzaklastirilmasi mümkün olmustur. (Simdiye kadar bir hastadan akcigerlerden lazer teknigiyle uzaklastirilan en cok metastaz sayisi 124tür.-yüz yirmi dört-)



Nasil bir ameliyat yapilmaktadir?


Metastazlari akcigerden uzaklastirmak icin , gögüs kafesinin yan tarafindan gögüs duvari kaslarina zarar vermeksizin bir kesi yapilmaktadir. (bayanlarda meme altindaki katlanti hizasinda) Hava girisi engellenen akciger, normal büyüklügünün ücte birine (1/3) kadar büzülmektedir.Bu durumda deneyimli bir cerrah akciger dokusunu parmak uclariyla dokunarak tarayip 1mm büyüklükteki akciger metastazlarini bile tespit edebilmektedir. Bu sayede ameliyat sirasindaki bu metastaz taramasi , günümüzde 3 ile 5 mm büyüklügünde metastazlarin görüntelenmesini saglayan bilgisayarli tomografiden bile daha hassastir.Bu sayede tespit edilen metastazlar (Tümor ya da baska bir cesit), lazer isini ile saglikli akciger dokusundan kesip cikarilmaktadir. Burada aslinda söz konusu olan metastazlarin fototermik uzaklastirilmasidir. Yani metastaz dokusunun kesip cikarilmasi sirasinda 700 °C ye kadar metastaz etrafindaki doku isitilmakta, metastaz etrafindaki saglikli akciger dokusu büyük ölcüde korunurken, tümör hücrelerinin de ameliyat bölgesinden herhangi baska bir bölgeye tasinmasina engel olunmaktadir.Bu islem sirasinda cikarilan akciger dokusu ve metastazlar , patologlar tarafindan mikroskopik ve immunhistokimyasal olarak incelenebilmektedir.Bu sayede, akciger metastazlari ilgili akciger segmentlerinden, gerekli oldugunda da akciger lobalarindan cikarilmakta ve geride kalan akciger dokusunun görevini yapmaya devam etmesi saglanmaktadir. (Sag akcigerde 3 lob, sol akcigerde 2 lob bulunmaktadir.)Metastazlar uzaklastirildiktan sonra lenf bezlerinden de örnekler alinmakta, bu lenf bezi örnekleri hastalik hakkinda daha ayrintili bilgi edinmek amaciyla incelenmektedir.Eger bir hastada, her iki akcigerde de metastaz varsa, öncelikle en cok metastaz olan akciger ameliyat edilmektedir. Ilk ameliyattan yaklasik 4 hafta sonra da diger akciger ameliyat edilmektedir.Bu ameliyat teknigi ameliyat sonrasi olusabilecek komplikasyonlari engellemede, hastalarin hayat kalitesini arttirmada ve bircok akciger metastazinin uzaklastirilmasinda ozellikle basarilidir. Laserli ameliyat teknigi doku koruyucu özelliginin yanisira, tekrarlayan metastazlarda bircok defa ameliyatin tekrarina da imkan vermektedir.


Hangi hastalar ameliyat edilebilir?



Temel olarak genel durumunuzun ve akciger fonksiyonlarinizin iyi durumda olmasi gerekir.(Örnek olarak iki kati merdiveni solunum sikintisi cekmeden ve ara vermeden cikabilmeniz gerekir)Her türlü tümör metastazi bu yöntemle vücuttan uzaklastirilabilir.Örnek olarak:- Kalin bagirsak kanseri- Böbrek-mesane kanseri- Meme kanseri- Akciger kanseri- Kemik kanseri- Malign MelanomAyrica akcigerlerin disinda diger organlarda herhangi bir metastaz bulunmamasi gerekir.Örnek olarak karaciger ve beyin metastazlarinin bir arada olmasi halinde öncelikle beyin metastazlarinin cerrahi ya da baska bir metotla tedavi edilmesi sonra da akciger metastazlarinin uzaklastirilmasi gerekmektedir.Her iki akcigerde de cok sayida metastazlar olmasi durumunda da hastalar ameliyat edilebilmektedir. Ne var ki en son karari yeni bir Bilgisayarli Tomografi (CT) ile gögüs cerrahi verecektir.Metastazlarin ana kaynagi biliniyor (primer tümör) ve operasyona ragmen akciger metastazlari yeniden tekrarlamissa, yeniden bir ameliyat daha yapilip yeni metastazlar da akcigerlerden uzaklastirilabilir.Bu durumda en son karari yine güncel bir bilgisayarli tomografi esliginde gögüs cerrahi verecektir.



Ameliyattan önce hangi tetkiklerin yapilmasi gerekir?


Genel muayene ve tetkiklerin yanisira akciger fonksiyonlarinin da sizin ameliyati kaldirip kaldiramayacaginizi anlamak icin ölcülmesi gerekir.Diger organlarda tutulum olmadigindan emin olmak icin de:-Karaciger ultrasonu ve karin bilgisayarli tomografisi-Kemik sintigrafisi yapilmasi gerekmektedir.Ana (primer) tümörü ve yerel arta kalmis bir dokuyu (lokalrezidiv) degerlendirmek icin cesitli görünteleme tekniklerine de basvurulabilir. (örnek: kalin bagirsak görüntelemesi: kolonoskopi)-ya da kemik tümörlerinde manyetik rezonans görüntüleme (MRT)


Saygilarimla,

Prof. Dr. Axel Rolle

Tibbi Direktör

Gögüs ve Damar Cerrahisi Sefi
Coswig Egitim Hastahanesi
Akciger hastaliklari , Gögüs ve Damar Cerrahisi
Dresden Teknik Üniversitesi Egitim Hastahanesi

Tel: 03523-650

Fax: 03523-65103

e-posta: dr.rolle@fachkrankenhaus-coswig.de

http://akcigermetastazlarindalazer.blogspot.com.tr/








Ceviri: Ceviri: Dr. Mehmet Eren Yüksel, MSc
Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 3:56 PM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest

Sunday, October 04, 2015

Medical Tribune Türkiye - Almanya'da Tıp ve Tıpta Uzmanlık Eğitimi

Almanya’da Tıp ve Tıpta Uzmanlık Eğitimi

Almanya’da moleküler biyomühendislik yüksek lisansı ve dahiliye asistanlığı yaptığı sırada edindiği tecrübeleri kaleme alan Dr. Mehmet Eren Yüksel, meslektaşlarına yol göstermek amacıyla yazdığı “Almanya’da Tıp ve Tıpta Uzmanlık Eğitimi” isimli kitabı ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

MT: “Almanya’da Tıp ve Tıpta Uzmanlık Eğitimi” adlı bir kitap yazdınız. Öncelikle kendinizden ve kitabınızdan bahsedebilir misiniz? Bu kitabı yazma fikri nereden doğdu?

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2004 yılında mezun oldum. Aynı yıl Türk Eğitim Vakfı ve Alman Akademik Değişim Servisi’nin(DAAD) ortaklaşa sınavla seçtiği öğrencilere verdiği bursu kazanarak Almanya’da Dresden Teknik Üniversitesi’nde Moleküler Biyomühendislik yüksek lisans programına başladım.Yüksek lisans programına devam ederken Türkiye ve Almanya’nın eğitim-öğretim sistemlerini karşılaştırmaya, her iki sistemin olumlu ve olumsuz yönlerini tesbit etmeye çalıştım. Ayrıca, yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Fachkrankenhaus Coswig ve Greifswald Üniversitesi hastanelerinde dahiliye asistanı olarak çalışırken Türk ve Alman tıp eğitim sistemlerini karşılaştırma fırsatını buldum. Farklı hastanelerde çalışmanın, diğer kültürlerle etkileşmenin, yeni yöntem ve tekniklerle uğraşmanın bilimsel gelişmenin temeli olduğu kanaatine vardım. Bunun üzerine Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyen meslektaşlarıma yol gösterecek bir kitap yazmaya karar verdim. 

MT: Türk ve Alman tıp eğitim sistemlerini karşılaştırdığınızda en çok hangi farklılıklar göze çarpıyor?

Almanya’da tıp eğitimi kırk sekiz haftalık uygulamalı eğitimi de içeren toplam altı yıllık bir eğitimdir. Bunun yanı sıra tıp fakültesinden mezun olabilmek için tıp fakültesi öğrencisinin ilk yardım konusunda eğitim alması, üç ay süre ile hastabakıcı olarak hastanede çalışması, dört aylık “famulatur” da denen stajları yapması ve tıp fakültesi eğitimi süresince yapılan sınavlara ek olarak iki kısımdan oluşan tıp sınavında başarılı olması gerekir.

Türkiye’de tıp fakültesinden başarıyla mezun olan her tıp doktoru otomatik olarak Dr. (doktor) unvanını alır. Almanya’da ise, tıp doktorlarının Doktor unvanı alarak isimlerinin başında Dr. kısaltmasını kullanabilmeleri için doktora tezi yazmaları ve söz konusu doktora tezini akademik bir jüri önünde sözlü olarak savunmaları gerekir. Ancak doktora tezleri başarılı bulunan tıp doktorlarının Dr. unvanını kullanmalarına izin verilir.

Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi süresince yeni teknolojilerin öğretilmesi, öğrenilmesi ve mesleki hayatta kullanılması teşvik edilir. Örnek olarak ultrasonografik incelemelerin genel cerrahi ve iç hastalıkları alanlarında tıpta uzmanlık eğitimi alan tıp doktorları tarafından uygulamalı olarak öğrenilmesi ve kullanılması gösterilebilir. Ultrasonografik inceleme yöntemleri sadece radyoloji anabilim dalında tıpta uzmanlık eğitimi gören tıp doktorlarının değil, diğer dallardaki tıp doktorlarının da öğrenmesi ve uygulaması gereken yöntemlerdendir.

Dikkat çeken diğer bir özellik de nöbet ertesi tatillere verilen önemdir. Tıp doktorlarının nöbet ertesi dinlendirilmelerine özen gösterilmektedir. Bu özen, çalışanların amirlerinin iyi niyet göstergelerinden ziyade, çalışanların yasalarla koruma ve denetim altına alınmış çalışma ve dinlenme saatlerinin çalışma hayatında uygulanışının bir göstergesidir. 

MT: Almanya’daki tıp doktorlarına genel bakış nasıl? Örneğin doktorların ücretleri, maaşları nasıl?

Her ne kadar Doğu ve Batı Almanya resmi olarak birleşmiş iseler de Doğu ve Batı Almanya’da çalışan tıp doktorları farklı ücretler alıyorlar. Aynı işi yapan iki tıp doktorundan Doğu Almanya’da çalışanı Batı Almanya’da çalışan meslektaşına göre daha düşük maaş almaktadır. Bu durum da tıp doktorlarının Doğu Almanya’dan Batı Almanya’ya göçünü arttırıyor. Tıpta uzmanlık eğitimi almak üzere asistan olarak yeni işe başlamış bir tıp doktoru Doğu Almanya’da ayda brüt 3200 Euro kazanırken, Batı Almanya’da işe yeni başlayan bir tıp doktoru ayda brüt 3600 Euro kazanıyor. Tıp doktorlarının yıllar geçip de tecrübeleri arttıkça maaşları da artıyor. Buna rağmen Doğu ve Batı Almanya arasında ücret farkı hep devam ediyor. 

MT: Uzmanlığını Almanya’da yapmak isteyenler için ne gibi bilgiler verebilirsiniz?

Almanya’daki hastanelerin laboratuarlarında yapılıp da yayınlanan çalışmaları akademik dergilerde okuyoruz. Fakat Almanya’daki tıp fakültelerine veya hastanelere tıpta uzmanlık eğitimi almak için nasıl başvurulacağı ve nasıl çalışma izni alınacağı birçok kişi tarafından bilinmiyor. İşte bu kitap, Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyenleri bilgilendirmek için yazılmıştır. Avrupa Birliği üyesi olan Almanya ve Türkiye arasındaki tıbbi bilgi paylaşımı, tıbbi bilgiyi yaygınlaştırıp insan sağlığına önemli katkılar sağlayabilecektir.

Bu çalışmanın amacı Almanya’da tıpta uzmanlık eğitimi almak isteyen meslektaşlarıma güncel ve doğru bilgiyi yalın dille ulaştıran bir başvuru kaynağı sunmaktır. Bu konuda meslektaşlarıma katkıda bulunabilirsem mutlu olurum.

http://www.medical-tribune.com.tr/content/%E2%80%9Calmanya%E2%80%99da-tip-ve-tipta-uzmanlik-egitimi%E2%80%9D

Posted by Dr. Mehmet Eren Yuksel at 3:38 PM No comments:
Email ThisBlogThis!Share to XShare to FacebookShare to Pinterest
Newer Posts Older Posts Home
Subscribe to: Posts (Atom)

Pages

  • Home

Blog Archive

  • ▼  2026 (10)
    • ▼  July (2)
      • 3. İç Anadolu Dahiliye Uzmanları Buluşması, 4-6 Ey...
      • Türk Yoğun Bakım Derneği, 2. Uluslararası Sepsis S...
    • ►  June (2)
    • ►  May (2)
    • ►  March (4)
  • ►  2025 (9)
    • ►  December (6)
    • ►  October (2)
    • ►  May (1)
  • ►  2024 (23)
    • ►  December (1)
    • ►  November (1)
    • ►  October (3)
    • ►  September (2)
    • ►  August (3)
    • ►  June (1)
    • ►  May (5)
    • ►  April (1)
    • ►  February (3)
    • ►  January (3)
  • ►  2023 (41)
    • ►  December (2)
    • ►  November (2)
    • ►  October (16)
    • ►  August (5)
    • ►  July (3)
    • ►  June (1)
    • ►  May (1)
    • ►  April (4)
    • ►  March (2)
    • ►  February (4)
    • ►  January (1)
  • ►  2022 (30)
    • ►  December (5)
    • ►  November (8)
    • ►  October (2)
    • ►  September (2)
    • ►  July (1)
    • ►  June (1)
    • ►  May (2)
    • ►  April (2)
    • ►  March (3)
    • ►  February (3)
    • ►  January (1)
  • ►  2021 (28)
    • ►  December (3)
    • ►  November (3)
    • ►  October (5)
    • ►  September (8)
    • ►  July (4)
    • ►  May (2)
    • ►  March (2)
    • ►  January (1)
  • ►  2020 (22)
    • ►  September (9)
    • ►  July (2)
    • ►  June (3)
    • ►  April (2)
    • ►  March (6)
  • ►  2019 (31)
    • ►  December (3)
    • ►  October (3)
    • ►  August (10)
    • ►  July (3)
    • ►  June (2)
    • ►  May (3)
    • ►  April (4)
    • ►  March (2)
    • ►  January (1)
  • ►  2018 (12)
    • ►  December (1)
    • ►  August (1)
    • ►  March (6)
    • ►  February (2)
    • ►  January (2)
  • ►  2017 (12)
    • ►  December (2)
    • ►  November (1)
    • ►  July (2)
    • ►  June (1)
    • ►  April (2)
    • ►  March (1)
    • ►  February (1)
    • ►  January (2)
  • ►  2016 (20)
    • ►  November (1)
    • ►  October (7)
    • ►  July (1)
    • ►  June (1)
    • ►  May (2)
    • ►  April (3)
    • ►  March (1)
    • ►  January (4)
  • ►  2015 (15)
    • ►  December (3)
    • ►  October (2)
    • ►  September (1)
    • ►  August (1)
    • ►  July (2)
    • ►  June (3)
    • ►  May (2)
    • ►  March (1)
  • ►  2014 (15)
    • ►  August (12)
    • ►  July (3)
  • ►  2006 (6)
    • ►  February (6)
  • ►  2005 (4)
    • ►  December (4)

About Me

My photo
Dr. Mehmet Eren Yuksel
View my complete profile
Awesome Inc. theme. Powered by Blogger.